En Çok Aranan 10 kelime
(Bulunan)
Forum | Hakkımızda | İletişim | SSS | NDT | Petroleum | REKLAM VER | İstanbul Spot | İstanbul 2. El Eşya Wörterbuch English Türkçe
Dikkat !!! Lütfen Sözlük seçimi yapınız. Aksi taktirde bütün sözlüklerde aranacaktır.


-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
(34) Sözlük (263.123) Kelime Seçildi.
263123 adet kelimede aramanıza uyan 1 adet kayıt bulundu.
Meteoroloji Sözlüğü  
Kelime Anlam
FUMULUS  (FUMULUS) [i]Bulut sınıflandırmasında kullanılan ve bulutu tanımlamada kullanılan Latince kelime. Stratustan
sirrüse tüm seviyelerde gözlenebilen ince örtü şeklindeki doğrudan gözlenmesi zor olan bulut çeşidi. Sıcak
günlerde ve alçak enlemlerde daha fazla görülür. Çabucak kalınlaşan bu bulut türü, görünür hale gelerek
cirrus ve kümülüse dönüşür. Zaman zaman kararsız yapıya bürünen bu bulut, yağışını bıraktıktan sonra
aniden kaybolur.
 
Kim ne arıyor?
Kelime Anlam Zaman
FUMULUS(FUMULUS) [i]Bulut sınıflandırmasında kullanılan ve bulutu tanımlamada kullanılan Latince kelime. Stratustan
sirrüse tüm seviyelerde gözlenebilen ince örtü şeklindeki doğrudan gözlenmesi zor olan bulut çeşidi. Sıcak
günlerde ve alçak enlemlerde daha fazla görülür. Çabucak kalınlaşan bu bulut türü, görünür hale gelerek
cirrus ve kümülüse dönüşür. Zaman zaman kararsız yapıya bürünen bu bulut, yağışını bıraktıktan sonra
aniden kaybolur.
0:16:6
GAYTALE (C: Gıytal) Sık bitmiş olan ağaç. * Seslerin karışması.0:15:33
Kara ÇarşambaZîp, Çarşema Reş.0:15:25
extortf. (para) sızdırmak, (haraç) almak; zorla almak.0:14:57
RAHMAN SURESİ (Errahman Suresi de denir.) Kur'an-ı Kerim'in 55. suresidir. Bu sureye Arus-ül Kur'an da denilmiştir. Mekkîdir.0:14:43
yaşlı alt.0:14:24
yaşlıvieux0:13:38
dilketîaşık.0:13:34
kuaförcoiffeur0:13:16
güzelbeau0:13:12
BALIK-PALAMUT IZGARASI GEREKLİ MALZEME YAPILIŞI
1 orta büyüklükte 1. Palamut balığının kulaklarından çekip
palamut balığı bağırsakları çıkarılır. Başı kesilir,
1 baş soğan kuyruğundan başına uzunlamasına ikiye
1 limon bölünür. Bu parçalar da ortadan ikiye
Yarım fincan bölünerek böylelikle bir balık dört
zeytinyağı parçaya bölünmüş olur. Bu parçalar
1 küçük demet güzelce yıkanır, suyu süzülür.
maydanoz 2. Her tarafları tuzla karışmış soğan
Yeterince tuz. suyu ile ovularak bir saat kadar
bekletilir.
3. Temiz bir ızgara, zeytinyağına
bulanmış bir bezle iyice silinir. Ateşe
konup kızdırılır. Balıklar üzerine
dizilir. Balıklar kızartılmaya başlanır,
çevirdikçe üzerlerine limon suyu ile
karıştırılmış zeytinyağı sürülür.
4. Balığın iki tarafı piştiği zaman
tabağa alınır. Üzerlerine ince kıyılmış
maydanoz serpilir, biraz zeytinyağı
gezdirilir, limon sıkılır, sıcak olarak
yenir.
0:13:5
tezgâhtarclerk, salesclerk, person who tends a counter (in a store). ağzı sales pitch, sales talk (said disparagingly). 0:13:5
tezgâhtarvendeur0:12:52
HAMUR İŞİ-SU BÖREĞİ (Kıymalı veya Peynirli)
GEREKLİ MALZEME YAPILIŞI
4 su bardağı elenmiş 1. Hamur tahtası üzerinde un elenir,
un ortası açılır. Dört yumurta, tuz ve
4 adet yumurta biraz su konur, katıca bir hamur
1 bardak yağ yoğrulur.
Yeterince tuz 2. Hamur çubuk şekline getirilir.
1 bardak un(açmak Bezelere ayrılır. Yalnız alt kısmına
için) ğelecek yufka daha büyükçe tutulur.
İstenilen içlerden Bezelerinin üzerlerinin kurumaması
biri için yaş bir bezle örtülür, biraz
dinledirilir.
3. Yufkalar aralarına un serpilerek
oklava ile bir milimetre kalınlıkta
açılır.
Bir tencere içerisinde kaynamakta
olan tuzlu suda birer dakika
pişirilir
Büyükçe bir kevgirle ters düz
edilmiş delikli bir süzgeç üzerine
konur.
Bir bezle suyu alınır.Yağlanmış bir
tepsiye ilk büyük yufka pişirilmeden
tepsinin kenarlarını da kaplayacak
şekilde yerleştirilir. Üzerine
hafifçe eritilmiş yağ gezdirilir.
Pişirilen yufkalar karıştırılarak
üzerine konur. Her konan yufkanın
üzerine yağ gezdirilir. Böylece
yufkanın yarısı döşenir. Arzu edilen
iç peynir veya kıyma her tarafına
düzgünce yayılır. Kalan yufkalardan
birisi bekletilir , diğerleri aynı
diğerleri aynı minval üzere
pişirilir, suyu alınır, karışık
olarak üzerine yağ dökmek suretiyle
yerleştirilir. En üste haşlanmamış
yufka, düz olarak konur. Üzerine bir
yumurtanın sarısı ile yağ
karıştırılıp sürülür. Fırına
verilir, pişirilir. Fırından
çıkarılır. Yarım saat sonra alt üst
edilir. İstenilen parçalara kesilir.
NOT:
Eskiden su börekleri genellikle su
yerine sırf yumurta ile yoğrulurdu.
Su böreği en güzel şekilde kömür
üzerinde, kenarları ateşe yakın
gelmek üzere çevire çevire pişirilir
. Altının pişmesi tamamlandıktan
sonra ters çevrilir, üstü de öylece
pişirilir. Kömürde pişen börek daha
lezzetli olur, fırındaki gibi kuru
olmaz .
0:12:43
Boşnakça1.Bosnian, the Bosnian language. 2. (speaking, writing) in Bosnian, Bosnian. 3. Bosnian (speech, writing); spoken in Bosnian; written in Bosnian.0:12:37
Allah rahatlık versin schlafen Sie gut!.0:12:29
hobbyhobi0:12:3
It´s high time. Tam vakti./Zamanı geldi de geçti bile. 0:10:52
fışkırıkwater pistol, squirt gun.0:10:29
whenz. ne zaman: When will they return? Ne zaman dönecekler? bağ. 1. -diğinde; -diği zaman; -ince; -diği (gün, saat v.b.): You have to get up when the bugle blows. Boru çaldığında kalkman lazım. Start when you please. İstediğin zaman başla. When Faruk arrived she was still dressing. Faruk vardığında hâlâ giyiniyordu. You shouldn´t be thinking of such things when you´re about to kick the bucket. İnsan nalları dikeceği zaman böyle şeyleri düşünmemeli. There were times when he felt like killing her. Onu öldüresi geldiği zamanlar olurdu. We´ll hit the road when the sun goes down. Güneş batınca yola çıkarız. I wonder when she´ll come. Ne zaman gelecek acaba? May´s when the roses are at their best. Mayıs ayı tam gül zamanıdır. 2. -diği zaman, iken, -ken: When prince regent he ruled the country well. Naip prensken ülkeyi iyi yönetti. We saw them when we were in Venice. Venedik´teyken onları gördük. 3. -diğine göre: How can he buy a yacht when all he makes is four hundred million liras a month? Ayda sadece dört yüz milyon lira kazandığına göre nasıl yat alabilir? 4. (-mesi gerektiği) halde, iken, -ken: When he should have gotten at least five hundred million, he only got two hundred million. En az beş yüz milyon lira alması gerekirken sadece iki yüz milyon aldı. 5. (-mesi mümkün olduğu) halde, iken, -ken: She paid, when she could have gone in free. İçeri bedava girebileceği halde para ödedi. zam. ne zaman: Don´t ask me when! Bana zamanını sorma! I don´t know when. Ne zaman olacağını bilmiyorum. 0:9:59

Bu Sayfa [0,4680] saniyede yuklendi...

Copyright © 2006 by HAKSOFT - Online Sözlükler Sitesi - www.sozlux.info
Sitedeki içeriğin tüm hakları ve sorumluluğu HaksofT’a aittir.
İçeriğin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Dost Siteler MultiPlayer Game Turk www.haksoft.web.tr www.iyilink.net Nondestructive Testing Halı Yıkama

Sayaç

Tekil

Toplam

Bugün 52 80
Dün 13837 15835
Şu anda 76 kişi sitemizi gezmekte
ingilizce ders


[1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89] [90] [91] [92] [93] [94] [95] [96] [97] [98] [99] [100] [101] [102] [103] [104] [105] [106] [107] [108] [109] [110] [111] [112] [113] [114] [115] [116] [117] [118] [119] [120] [121] [122] [123] [124] [125] [126] [127] [128] [129] [130] [131] [132] [133] [134] [135] [136] [137] [138] [139] [140] [141] [142] [143] [144] [145] [146] [147] [148] [149] [150] [151] [152] [153] [154] [155] [156] [157] [158] [159] [160] [161] [162] [163] [164] [165] [166] [167] [168] [169] [170] [171] [172] [173] [174] [175] [176] [177] [178] [179] [180] [181] [182] [183] [184] [185] [186] [187] [188] [189] [190] [191] [192] [193] [194] [195] [196] [197] [198] [199] [200] [201] [202] [203] [204] [205] [206] [207] [208] [209] [210] [211] [212] [213] [214] [215] [216] [217] [218] [219] [220] [221] [222] [223] [224] [225] [226] [227] [228] [229] [230] [231] [232] [233] [234] [235] [236] [237] [238] [239] [240] [241] [242] [243] [244] [245] [246] [247] [248] [249] [250] [251] [252] [253] [254] [255] [256] [257] [258] [259] [260] [261] [262] [263] [264]