| Kelime | Anlam | Zaman |
| Fenâ-i Nefs | İnsanın kendine ve başkalarına bağlılığının kalmaması. Benliği unutup, bırakması. Yâni Allahü teâlâdan başka hiç bir şeyi bilmemesi ve sevmemesi. Fenâ-i nefs mertebesinde, mahlukların düşüncesi de dimağdan gider, kaybolur. (Ahmed Râûf) Fenâ-i kalbden sonra fenâ-i nefs, sonra itmi'nân-ı nefs, sonra İslâm-ı hakîkî hâsıl olur. (Muhammed Ma'sûm) Fenâ fiş-şeyh, hakîkî fenânın başlangıcıdır. (İmâm-ı Rabbânî) | 0:0:38 |
| FENAFİLİHVAN | (Fenâ fi-l-ihvân) Tefâni. Yani; kardeşlerin birbirinde fâni olması; kendi hissiyat-ı nefsaniyesini unutup, kardeşlerinin meziyyât ve hissiyâtı ile fikren yaşaması. Samimi ihlâs üzerine müesses en yakın dostluk, en fedakâr ve en civanmert kardeşlik. | 0:0:29 |
| ayrıkotu (ayrıkkökü) | Buğdaygillerden yabani bir bitkidir. Sarımtırak beyaz renkteki kökü kullanılır. İlkbahar ve sonbahar aylarında toplanıp, kurutulur. Mekkeayrığı denilen çeşidi de, ayrıkotunun özelliklerini taşır. Domuz ayrığı ise, zararlıdır. Faydası : İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesinde yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir. Albümini atar. Nefrit ve nikriste de faydalıdır. | 0:0:26 |
| SEYNA' | Bir ağacın adı. * Ağaç, şecer. | 0:0:25 |
| operar | işlemek | 0:0:23 |
| brig | i., den. 1. brik. 2. gemi hapishanesi. | 0:0:8 |
| sîdar | gölge veren. | 23:59:56 |
| mezrîn damezrîn | kurulmak. | 23:59:53 |
| kuram | théorie | 23:59:51 |
| saat tamircisi | horloger | 23:59:38 |
| EIB | (Bk. Avrupa Yatırım Bankası) | 23:59:36 |
| TAYLORISM | TAYLORİZM Emek faktörünün verimliliğinin artırılması amacıyla, üretimin organize edilmesidir. Bu yöntemle, işçilerin hareketleri saptanmkata ve ne kadar sürede, ne miktar iş yaptıkları belirlenerek buna göre işbölümü organizasyonu yapılmaktadır. | 23:59:29 |
| dalak | rate | 23:59:26 |
| erişim | accès | 23:59:25 |
| cehennem ol | scher dich zum Teufel!. | 23:59:23 |
| concession | ödün | 23:59:12 |
| namussuzluk | bênamûsî. | 23:59:8 |
| MECLA | (C.: Mecâli) Ayna, mir'at. * Çıkma ve görünme yeri. * Başın tepesinde kıl bitmeyen yer. | 23:58:59 |
| KAMBİYO PARİTELERİ | Döviz arz ve talebine göre oluşur ve bir birim yabancı paranın satın alabileceği ulusal para miktarını gösterir. Yerli paranın yabancı paraya ya da yabancı paranın yerli paraya çevrilmesine kambiyo işlemleri denir. Örenğin, 1 dolar verilerek 3000 TLsı alınırsa, bir kambiyo işlemi yapılmış olur. Bu değişim haddine göre, dolar ile Türk lirası arasındaki kparite 1 dolar = 3000 TLdır. | 23:58:52 |
| KUSASA | Tırnak kırpıntısı. * Az miktar, az şey. | 23:58:46 |