| Kelime | Anlam | Zaman |
| MELBES | Giyecek şey. Elbise. | 17:15:42 |
| FİHAL | (Fahl. C.) İtibarlı, seçkin ve üstün kimseler. | 17:15:39 |
| HEVAHÎ | Bâtıl nesne. | 17:15:23 |
| FOSİL YAKITLAR | [ Fosil fuels ] Kömür, petrol, doğal gaz vb. gibi doğal organik yakıtların tümü. Fosil yakıtlar bitki ve hayvan maddesinin milyonlarca yıl boyunca toprak altında ayrışmasından oluşur. | 17:15:22 |
| İHRACAT | ç.is. Dışsatım. | 17:15:5 |
| by herself | kendi başına, kendi kendine. | 17:14:56 |
| Landwlrtschaft | {'landvirtşaf} e tarım. | 17:14:47 |
| törpü | lime | 17:14:30 |
| teşekkür etmek | danken, sich bedanken. | 17:14:28 |
| teşekkür etmek | remercier | 17:14:17 |
| MİNNETDARANE | f. Minnetli olarak. Minnet eder surette. | 17:14:13 |
| ayva (sefercel) | Gülgillerden çiçekleri iri ve pembe renkli; yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikteki bir ağacın meyvesidir. Ayva; limondan büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe ve ufak çekirdekli bir meyvedir. Vitamini boldur. Çiğ yenilmesi tavsiye edilmez. Komposto veya jöle yapılarak veya külde pişirildikten sonra yenmesi uygundur. Faydası : İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Karaciğer tembelliğini giderir. Safra akışını sağlar. Çarpıntıyı dindirir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Bronşit, müzmin öksürük ve veremde faydalıdır. Ağızdan su gelmesini ve kan kusmayı önler. Vücudun gelişmesine yardım eder. Merhem yapılarak kullanıldığı takdirde; el ayak ve meme ucu çatlaklarını, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir. Egzama kaşıntılarını ve basur memelerinin doğurduğu şikayetleri giderir. Kabızlık çekenler ve tansiyonu yüksek olanlar yememelidir. | 17:13:56 |
| sinir krizi | r Nervenzusammenbruch, e Nervenkrize. | 17:13:45 |
| spigot şeklinde şişirilmiş boru ucu | spigot socket | 17:13:39 |
| CEMAHİR-İ MÜTTEHİDE | Birleşmiş devletler. Müttehid cumhuriyetler. | 17:13:22 |
| HÜSN-Ü HÂTİME | Neticeyi iyi bir halde bitirme. * İman ile âhirete gitmek. Kelime-i şehadet söyleyerek ölmek. | 17:13:22 |
| Jockei | s {'cokı} r cokey. | 17:13:10 |
| Stalincilik. | bkz. Sürekli Devrim Kuramı. | 17:13:4 |
| SERAVİL | (C.: Serâvilât) İç donu. * Şalvar. | 17:12:56 |
| ASETİLEN | is. Hidrokarbonlu yanıcı bir gaz. | 17:12:47 |