| Kelime | Anlam | Zaman |
| assessment | i. 1. değer biçme. 2. (para miktarını) tayin etme. 3. değerlendirme; düşünce, fikir: What´s your assessment of the situation? Durum hakkındaki fikriniz nedir? | 16:28:25 |
| NATAFAN | Suyun seyelân etmesi, akması. | 16:28:22 |
| cellula | küçük oda | 16:28:10 |
| aran | sancılanmak, elem. | 16:28:2 |
| pentose | pentoz | 16:27:49 |
| préférence | tercih | 16:27:32 |
| SUSEN | f. Susam. | 16:27:23 |
| ABROLOS | (ABROHOLOS) [i] Brezilya'da, St. Thome ve Frio Burunları arasında, Mayıs ve Ağustos ayları arasında gözlenen şiddetli fırtına. | 16:27:15 |
| hibernate | f. kış uykusuna yatmak. | 16:26:59 |
| portier | kapıcı | 16:26:47 |
| lautlos | {'lautlo:s} sessiz(ce). | 16:26:34 |
| RESUL | is. Kitap sahibi peygamber. | 16:26:31 |
| prophecy | i. 1. kehanet. 2. tahmin. | 16:26:30 |
| fictionalise | f., İng., bak. fictionalize. | 16:26:23 |
| interest | i. 1. in -e ilgi, merak. 2. hisse, pay. 3. çıkar. 4. kâr, kazanç. 5. faiz. f. 1. ilgilendirmek. 2. merakını uyandırmak. | 16:26:16 |
| baldudaklı | honey-tongued, smooth-tongued. | 16:26:1 |
| KALITIM | is. Birinin kendinden önceki yakınlarında bulunan bir durumun onda da gözükmesi, soyaçekim. | 16:25:57 |
| suratlı | sour-faced; angry-looking; grim-looking. | 16:25:45 |
| pîv | ölçek, ölçü, kıyas, kıstas, doz. | 16:25:41 |
| ALAN ARAŞTIRMASI [İng. Field Study]: | Derinlemesine yapılan bir araştırma çeşididir. Belirli bir olayın çok boyutlu ve ayrıntıları ile incelenmesidir. Bu araştırma türü bir toplumun, bir kurumun ya da küçük bir grubun iç dinamizmini ele alıp inceler. İlk defa Le Play tarafından belirli bir konuyu ayrıntılı olarak ele alıp inceleyen Manografi tekniği bir alan araştırmasıdır. (Bkz. Le Play, F., Mongrafi) | 16:25:34 |