| Kelime | Anlam | Zaman |
| MÜÞTEHAT | Þehveti celb eder hâle gelen. Yetiþmiþ kýz. | 23:41:16 |
| sýkým | 1. fistful (the amount contained in a closed fist). 2. squeeze: bir sýkým diþ macunu a squeeze of toothpaste. 3. enough (material) for (so many) firings (of a muzzle-loading gun): bir sýkým barut enough powder for one firing. | 23:41:4 |
| guþ | kendir bitkisi, elyaf. | 23:40:49 |
| olasýlýk | probabilité | 23:40:48 |
| cami | mosquée | 23:40:34 |
| buenos días | günaydýn | 23:40:23 |
| maktul | kuþtî. | 23:40:23 |
| UNSURÝYET | Irkçýlýk. Bir kavmi veya kendi soyunu daha þerefli sayarak diðer insanlarý hakir görmek. Menfî milliyetçilik.(Cây-ý dikkat bir hal: Türk milleti anâsýr-ý Ýslâmiye içinde en kesretli olduðu halde, dünyanýn her tarafýnda olan Türkler ise müslümandýr. Sair unsurlar gibi müslim ve gayr-ý müslim olarak iki kýsma inkýsam etmemiþtir. Nerede Türk taifesi varsa müslümandýr. Müslümanlýktan çýkan ve müslüman olmayan Türkler Türklükten dahi çýkmýþlardýr -Macarlar gibi-. Halbuki küçük unsurlarda dahi, hem müslim ve hem de gayr-i müslim var. M.) | 23:40:18 |
| SÖYLEM ANALÝZÝ [Ýng. Discourse Analysis]: | Anlamlarýn nasýl yapýlandýrýldýðýný ortaya çýkaran analiz biçimidir. Analiz, sosyal realitenin nasýl yapýlandýrýldýðýný ortaya çýkarma, tarihsel olarak geçmiþ dönemlere iliþkin söylenmiþ olanlarý ve metne aktarýlanlarý kültürel, politik ve sosyal baðlam içinde inceleme ve dil kullanýcýlarý arasýndaki etkileþim biçimlerini ortaya çýkarma þeklinde gerçekleþebilir. Söylem analizi, tümevarým ve tümdengelim usullerini kullanýr. Söylem analizcisi analizcisi analizinde bilgi, yorum ve tefekkürü kullanabilme kapasitesine sahip olmalýdýr. | 23:40:7 |
| þema | plan | 23:40:4 |
| týrnaklanmak | to be scratched, be clawed. | 23:40:4 |
| frugare | t araþtýrmak. | 23:40:3 |
| ortakyapým | joint production. | 23:39:58 |
| MÜÞAHEDAT | (Müþahede. C.) Gözle görülen þeyler. * Görüþler. * Keþifle seyredilenler. * Man: Mücerret his ile kat'iyyetle hüküm ve tasdik olunan kaziyeler.(Arkadaþ! Nefsin vücudunda bir körlük vardýr. O körlük, vücudunda zerre miskal kaldýkça hakikat güneþinin görünmesine mâni bir hicab olur. Evet, müþahedemle sabittir ki: Kat'î, yakînî bürhanlar ile deliller dolu olan büyük bir kalede, küçük bir taþta bir za'fiyet görünürse, o kör olasý nefis, o kaleyi tamamen inkâr eder. Altýný üstüne çevirir. Ýþte nefsin cehaleti, hamakati, bu gibi insafsýzca tahribattan anlaþýlýr. M.N.) | 23:39:49 |
| Macarca | s Ungarisch. | 23:39:47 |
| someone | zam. biri, birisi, bir kimse. | 23:39:39 |
| anisometrope | anizometrop | 23:39:34 |
| pêç | sargý. | 23:39:25 |
| yarý yolda býrakmak | abbrechen. | 23:39:21 |
| LAZIM | s. Gerek, gerekli. | 23:39:4 |