| Kelime | Anlam | Zaman |
| general of the army | rütbesi orgeneralden yüksek bir general. | 23:55:3 |
| j | tîpa alfabeya Tirkî ya sêzdehê. | 23:54:53 |
| apply an embargo | ambargo koymak. | 23:54:52 |
| park | parc | 23:54:40 |
| TEMİZLEME | [ Purification ] Organik, ayrışabilen materyalin sabit, kararlı materyale dönüştürülmesi işlemi; lağım suyu işleme sürecinin bir bölümü; suya uygulandığında, bu işlem klorlama yada havalandırma gibi işlemlerle zararlı bakterilerin yok edilmesi anlamına gelir; hava açısından ise atmosferin parçacıklardan temizlenmesi demektir. | 23:54:37 |
| coarse bearing | kaba kerteriz | 23:54:34 |
| Demonstrant | en {demon'strant} r gösterici. | 23:54:32 |
| kantar | e Waage. | 23:54:28 |
| ısırgan | r Brennessel. | 23:54:24 |
| şeftali | peche | 23:54:20 |
| NAHABE | (C.: Nuhab) Geçit ağzı. * Çokluk asker. * Her nesnenin iyisi. | 23:54:19 |
| eflatun | pourpre | 23:54:16 |
| abdest | destnimêj. | 23:54:14 |
| İCAT | is. Yeni bir şey meydana getirme, bulma, buluş: Pusulanın icadı. | 23:54:7 |
| MÜTEKADDİMÎN | Evvelkiler, geçmiştekiler. * Eskiden gelmiş İslâm allâmeleri. | 23:53:54 |
| HEREDİTER ANJİYONÖROTİK ÖDEM | Otozomal dominant bir hastalıktır. C1 inhibitör eksikliği vardır. Cild ve mukozalarda intermittant oluşan, 24-72 saat içinde gerileyen akut bir ödem görülür. Yüz, larinx, intestinal mukoza tutulumu sıktır. En korkulan komplikasyon hava yolu obstrüksiyonudur. | 23:53:54 |
| hello | ünlem 1. Merhaba. 2. Alo. | 23:53:51 |
| Eşbiçimcilik. | (Fr. Isomorphisme). Gerçeğin, birbirinden ayrı ve çeşitli bölgelerinde, yanı olabilen biçimlerin varlığını ileri süren öğreti... eşbiçimcilik (izomorfizm) birbirinden ayrı alanlarda gerçekleşen ve birbiren indirgenemeyen aynılıktaki genelliği dilegetirir. Eşbiçimcilik, bir biçimi öbür biçime indirgemez; tersine, hem birine hem ötekine uygun gelen genel biçimin ya da bu biçimlerdeki genelliğin varlığı üstünde durur. Örneğin bir deoğasal biçimi renkler ve çizgilerle meydana getiren resim sanatçısının elde ettiği yapı, doğasal biçimin ya da bu biçimlerdeki genelliğin varlığı üstün durur. Örneğin bir doğasal biçimi renkler ve çizgilerle meydana getiren resim sanatçısının elde ettiği yapı, doğasal yapıdan farklı olarak, bu genelliği dilegetirir. Dalındaki elma ile resim tablosundaki elma aynı değildir ve büsbütün başka alanlarda gerçekleşmişlerdir, ama bir bakıma da aynıdırlar ve tablodaki elmanın daldaki elma olduğunu hemen tanırız. İşte bu aynı olmayan aynılık, her iki biçimdeki ortak genelliği verir. Sanat yapıtı ancak tasarlanabilir, doğasal yapıya indirgenemez. Bunun içindirki bir sanat yapıtı, doğrudan doğruya doğasal yapıdan değil, başka bir sanat yapıtından esinlenir. Bunun gibi doğasal olayların yapılarıyle kültür olaylarının yapılarıda birbirlerine indirgenemezler.Cl. Levi Strauss'ın dediğine göre, "Hiç bir gerçek inceleme, doğa olaylarıyle kültür olayları arasındaki geçişin sezilmesini gerçekleştiremez". | 23:53:43 |
| latife | plaisanterie | 23:53:36 |
| bagnarsi | r ıslanmak; banyo yapmak. | 23:53:21 |